Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur?

Hangi balık hangi mevsimde tutulur, Hangi balık hangi mevsimde avlanır, Bu mevsimin favori balıkları nedir? Bu mevsimde en lezzetli balık hangisidir?

Hangi balık hangi mevsimde bol bulunur? Bu mevsimde hangi balıkları yiyelim? Hangi mevsimde hangi balık yenir? Balık mevsimleri nelerdir. Hangi balık hangi mevsimde çıkar.

 Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur

Ocak Ayı Mevsim Balıkları-Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur


Kefal ve Hamsi , Uskumru, Lüfer, Palamut, İstavrit , Çinekop, Kofana ve Mezgit, Tekir ve Kırlangıç tavsiye edilir.

  • BARBUN
  • ÇİPURA
  • HAMSİ
  • İSKORPİT
  • KARAGÖZ
  • KEFAL
  • KIRLANGIÇ
  • LEVREK
  • LÜFER
  • MERCAN
  • MIRMIR
  • ORFOZ
  • PALAMUT
  • TRANÇA
  • USKUMRU
  • ZARGANA
  • FANGRİ
  • KUPES
  • KALKAN
  • TORİK
  • MEZGİT
  • KIRLANGIÇ

Şubat Ayı Mevsim Balıkları


Kalkan mevsimi başlangıcı, Tekir, Gümüşbalığı ve Kefal tavsiye edilir.

  • AKYA
  • BARBUN 
  • ÇİPURA 
  • HAMSİ 
  • İSKORPİT 
  • KARAGÖZ 
  • KEFAL
  •  KIRLANGIÇ 
  • LEVREK 
  • LÜFER 
  • MERCAN
  •  MIRMIR 
  • ORFOZ
  •  PALAMUT 
  • SARIKUYRUK 
  • SARPA 
  • SİNARİT
  •  KUPES 
  • TRANÇA 
  • USKUMRU 
  • ZARGANA
  •  TEKİR 

Mart Ayı Mevsim Balıkları-Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur

Kefal, levrek ,kalkan, Tekir, Gümüşbalığı ,Lüfer ve Palamut

  • AKYA 
  • BARBUN 
  • ÇİPURA 
  • HAMSİ 
  • İSKORPİT
  •  ISPAROZ 
  • KARAGÖZ
  •  KEFAL 
  • KIRLANGIÇ
  •  LEVREK 
  • LÜFER 
  • MERCAN 
  • MIRMIR
  •  ORFOZ 
  • ORKİNOS
  •  PALAMUT 
  • SARIKUYRUK 
  • SARPA 
  • SİNARİT 
  • TEKİR 
  • TRANÇA
  •  USKUMRU 

Nisan Ayı Mevsim Balıkları-Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur


Kalkan Mercan, Levrek, Kırlangıç

  • AKYA 
  • BARBUN 
  • ÇİPURA
  •  İSKORPİT 
  • ISPAROZ
  •  KARAGÖZ 
  • KEFAL
  •  KIRLANGIÇ 
  • LEVREK 
  • LÜFER 
  • MERCAN
  •  MEZGİT 
  • MIRMIR 
  • ORFOZ 
  • ORKİNOS
  •  SARDALYA 
  • SARIKUYRUK 
  • SARPA 
  • SİNARİT 
  • TEKİR 
  • TORİK
  •  FANGRİ 
  • DİL 
  • KALKAN 

Mayıs Ayı Mevsim Balıkları-Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur

Levrek, Barbunya, Dil balığı, Tekir, Kılıç ve İskorpit tavsiye edilir

  • AKYA
  •  BARBUN 
  • ÇİPURA
  •  İSKORPİT 
  • ISPAROZ 
  • KARAGÖZ 
  • KEFAL
  •  LEVREK 
  • MERCAN
  •  MEZGİT 
  • MIRMIR
  •  MÜREN 
  • ORFOZ 
  • ORKİNOS 
  • SARDALYA
  •  SARIKUYRUK 
  • SARPA
  •  SİNARİT 
  • TEKİR 
  • TORİK 
  • FANGRİ
  •  KUPES 
  • KALKAN 

Haziran Ayı Mevsim Balıkları-Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur

Tekir, Barbunya, Mercan, Levrek ve Eşkina (Dip balıkları). Tavsiye edilir.

  • AKYA
  •  BARBUN 
  • ÇİPURA
  •  ISPAROZ 
  • KARAGÖZ
  •  KEFAL 
  • LEVREK 
  • MERCAN 
  • MEZGİT
  •  MIRMIR 
  • MÜREN
  • ORFOZ 
  • ORKİNOS
  •  SARDALYA 
  • SARIKUYRUK
  •  SARPA 
  • SİNARİT 
  • TEKİR 
  • TORİK 
  • FANGRİ 
  • KUPES

Temmuz Ayı Mevsim Balıkları-Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur

Sardalya mevsimi. İstavrit, Uskumru, Tekir ve Barbunya Tavsiye edilir.

  • AKYA 
  • BARBUN 
  • ÇİPURA 
  • GÜMÜŞ 
  • ISPAROZ
  •  KARAGÖZ 
  • KEFAL 
  • KILIÇ 
  • LEVREK
  •  MERCAN 
  • MIRMIR
  •  MEZGİT 
  • MÜREN 
  • ORFOZ 
  • ORKİNOS
  •  SARDALYA 
  • SARIKUYRUK
  •  SARPA 
  • SİNARİT 
  • TEKİR 
  • TORİK 
  • KUPES 

Ağustos Ayı Mevsim Balıkları-Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur

Çingene palamudu mevsimi ve Sardalya yağlanmıştır. Kılıç ve İzmarit Tavsiye edilir.

  • AKYA 
  • BARBUN 
  • ÇİPURA
  •  GÜMÜŞ 
  • ISPAROZ
  •  KARAGÖZ 
  • KEFAL
  •  KILIÇ 
  • LEVREK
  •  MERCAN 
  • MIRMIR
  •  MÜREN 
  • PALAMUT 
  • ORFOZ 
  • SARDALYA 
  • SARIKUYRUK 
  • SARPA 
  • SİNARİT 
  • TEKİR
  •  TRANÇA 
  • KUPES 

Eylül Ayı Mevsim Balıkları-Hangi Balık Hangi Mevsimde Tutulur

Sardalya, Kılıç ,Palamut. İstavrit ve kırlangıç Tavsiye edilir.

  • AKYA 
  • BARBUN 
  • ÇİPURA
  •  GÜMÜŞ 
  • ISPAROZ
  •  KARAGÖZ 
  • KEFAL
  •  KILIÇ 
  • KIRLANGIÇ 
  • LEVREK 
  • LÜFER 
  • MERCAN 
  • MIRMIR
  •  MÜREN 
  • ORFOZ 
  • ORKİNOS 
  • SARIKUYRUK
  •  SARPA 
  • SİNARİT
  •  TEKİR 
  • TRANÇA 
  • FANGRİ 

Ekim Ayı Mevsim Balıkları

Balığın denizlerde bollaşmaya başladığı zaman. Lüfer,istavrit yağlanmıştır. Palamut,Tekir, Barbunya, Kılıç, Levrek, Mercan, Sardunya, Eşkina, Torik ve İzmarit. Bereketli aylar. Tavsiye edilir.

  • AKYA 
  • BARBUN 
  • ÇİPURA
  •  İSKORPİT 
  • ISPAROZ
  •  KEFAL 
  • KARAGÖZ 
  • KIRLANGIÇ 
  • LEVREK
  •  LÜFER 
  • MERCAN 
  • MIRMIR 
  • MÜREN 
  • ORFOZ 
  • ORKİNOS
  •  SARIKUYRUK 
  • SARPA
  •  SİNARİT 
  • TEKİR 
  • TRANÇA 
  • ZARGANA
  •  FANGRİ 

Kasım Ayı Mevsim Balıkları

Pisinin ve Uskumrunun en iyi zamanı,Torik.Ekim ve Kasım bereketlidir Tavsiye edilir.

  • ÇİPURA
  •  BARBUN 
  • İSKORPİT
  • KARAGÖZ 
  • KEFAL 
  • KIRLANGIÇ 
  • LEVREK
  •  LÜFER 
  • MERCAN 
  • MIRMIR 
  • ORFOZ 
  • SİNARİT 
  • TEKİR 
  • TRANÇA 
  • ZARGANA
  •  FANGRİ 
  • KUPES 

Aralık Ayı Mevsim Balıkları

Uskumru, Lüfer, Palamut ,Torik, Hamsi ve Tekir bol bol bulunur Tavsiye edilir. 

  • ÇİPURA
  •  BARBUN 
  • HAMSİ 
  • İSKORPİT 
  • KARAGÖZ
  •  KEFAL 
  • KIRLANGIÇ
  •  LEVREK 
  • LÜFER 
  • MERCAN 
  • MIRMIR
  •  ORFOZ 
  • PALAMUT
  •  TEKİR 
  • TRANÇA 
  • USKUMRU 
  • ZARGANA
  •  FANGRİ 
  • KUPES DİL

Sitemizde Vakit Geçirmek ister misiniz?

Devamını Oku

NİKOLA TESLA KIYAMET SİLAHI

 NİKOLA TESLA KIYAMET SİLAHI



1856 Hırvatistan doğumlu Nikola Tesla, elektirik akımının duayeni olarak dünyaya ün salmış çok ünlü ve çok zeki bir mucittir. Genç yaşından itibaren okumayı sevmiş, hatta yeni bilgiler öğrenmek için çeşitli diller öğrenmiş ve bu dillerdeki kitapları da okuyarak kendini tam anlamıyla geliştirdi..

Nikola Tesla'nın tam olarak 7 ana dili vardı.Çekçe, Macarca, Sırpça, Almanca, İtalyanca, fransızca ve İngilizce dilleri onun ana dilleriydi. Bu dillerin çoğunu üniversite yıllarında öğrenmişti.

Nikola Tesla'nın macerası Budapeşte'de bir santral ofisinde elektrik şefi olmasıyla başladı.
o sıralarda elektrik her yere ulaştırılamadığından Nikola Tesla bu işe kafayı taktı ve aklında canlandırdığı "alternatif elelektrik akımı" projesi için kolları sıvadı. Gece gündüz bu konu üzerinde çalışıyor,neredeyse hiç uyumuyordu. En büyük amacı elektriği tüm dünyaya yaymaktı. Dönen manyetik alan fikri aklına geldiyse de, Ampulün bile henüz keşfedilmediği o zamanlarda, Büyük mucit Nikola Tesla'yı kimse önemsememiş, hiç kimse destek olmamıştı.

Nihayet Edison'un fark ettiği Nikola Tesla, Edison'un yanında elektrik mühendisi olarak işe alındı. Nikola Teslan'ın müthiş Fikirlerini duyan Edison, bir anda Nikola Tesla'yı kendine bir rakip olarak görüp ona ağır bir iş verdi ve o işi yaparsa kendisine yüklü bir miktar para vereceğini vaat etti.

Tesla ,aylarca süren çalışmalarının ardından işi başarıyla tamamlamış fakat Edison sözünü tutmayarak parasını vermemiş ve üzerine bir de onunla dalga geçmiştir.

Projeleri için paraya ihtiyacı olan Tesla bu duruma çok kızmış ve hemen işten ayrılmıştır.

O saatten sonra Tesla ile Edison arasında rekabet başlamıştır.

Tesla, para biriktrip projelerini hayata geçirmek için bir çok basit işlerde çalışmıştır. Fakat bir gün şansı yaver gitmiş ve alternatif elektrik akım projesi için bir şirketten destek almıştır.

Aklındaki tüm projeleri hayata geçiren Tesla, daha fazla ileriye giderek günümüzde bile yapılamayan kablosuz elektriği icat etmiştir. Tahminen ,Atmosferin iyonosfer tabakasınının iletkenliğini kullanarak 40 km uzaktaki 200 adet ampulü kablosuz olarak yakmayı başarmıştır. Bunun yanı sıra bir elektrik motorunu 40 km uzaktan kablosuz bir şekilde çalıştırarak herkesi hayretler içerisinde bırakmıştır. Yani bu mucit elektriği istediği yere kablosuz olarak yönlendirebiliyordu. Günümüzdeki bilim adamları bile, Tesla'nın 118 yıl önce yaptığı bu başarıyı 3 metrelik bir alanda bile gerçekleştirememektedir.

Tesla bu işin sırrını asla vermemiştir. Sırlarıyla birlikte 86 yaşında yoksul ve yalnız bir şekilde ölüp gitmiştir.

Ayrıca Okuyun

  • Reptilian Nedir - Reptilianlar Ve Anunnaki Irkları Savaşı
  • Lut kavminin helakı

Nikola Tesla (HAARP PROJESİ)

Nikola Tesla'nın en son yaptığı icat, dünyada büyük depremlere ve şiddetli kasırgalara yol açabilecek çok tehlikeli bir projedir. Bu silah, gönderdiği çok güçlü frekanslarla Atmosferin iyonosfer tabakasında gerilimler ve titreşimler yapıp ısısını değiştirerek çok büyük felaketlere yol açabilecek bir projeydi.

Bu projenin ilk deneyini gerçekleştirdiği sırada bir mahallede deprem olmuş ve aşırı yüksek gerilimden ötürü evlerdeki eşyalar anlaşılmaz şekilde havalanmıştır.

Bu projenin dünyayı yok edebilecek kadar güçlü bir silaha dönüştürülebileceği günümüzde de bilinmektedir.

Nikola Tesla, uzak yerlerdeki cisimlere kozmik ışın dalgaları yollayarak bir tür titreşim yaratması ve bu titreşimle Binaların yıkılmasını ya da depremlerin meydana gelmesini sağlayabiliyordu.

Bu gün HAARP silahları son derece geliştirilmiştir ve dünyanın çeşitli yerlerinde" ilkim test cihazı" adı altında yasal olarak kullanılmaktadır.

Hatta bir tanesi, ülkemize" iklim test cihazı" adı altında yasal olarak getirilmiş ve o cihaz İSTANBUL BOĞAZINA girdikten 2 gün sonra iyonosfer tabakasındaki gerilim sonucu İstanbul'da büyük bir fırtına çıkmıştır.

İŞTE İSTANBUL'A GETİRİLEN SÖZDE "İKLİM TEST CİHAZI" (HAARP)



HAARP Silahının "Sözde iklim test cihazı" Gökyüzüne gönderdiği güçlü frekanslar sonucunda oluşan belirtiler.



HAARP SİLAHININ ÇALIŞMA MANTIĞI VE YASAL OLARAK KULLANILDIĞI ÜLKELER

Çalışma Mantığı: Atmosfer tabakalarından biri olan İyonosfer'in belirli kısımlarını ısıttığınızda ,bu onu gerçek anlamda yukarı iter ve bir boşluk sütunu gibi görünmesini sağlar. Daha sonra,alt atmosfer katmanları O boşluğu doldurmak için harekete geçer ve o bölgedeki basınç sistemlerini değiştirir. Böylece hava koşulları değişir. Sonuç olarak kasırgalar ve depremler oluşturulabilir. Bu şekilde iklimler değiştirilebilir.

Bazı yerlerde kuraklık ve kıtlık yaratılabilir. Bunun yanı sıra ,aynı frekansları yer altına göndererek fay hattı olmasa bile büyük depremler yaratılabilir.

Bu proje birleşik devletlerin kontrolündedir ve yasal olarak yapılmaktadır.

dünyanın 4 bir yanında HAARP tesisleri bulunmaktadır..

Alaska ,Rusya ,Porto Rico ve Rusya gibi..

Bu tesisler dünyanın çeşitli tesislerine radyo frekansları gönderip yayan bir tesis gibi görünseler de aslında öyle değildir..

Bu frekanslar bir fay hattına yönlendirilirse dehşet depremler yaratılabilir

BU TESİSLER İŞ BİRLİĞİ YAPARAK DÜNYADA BÜYÜK FELAKETLERE YOL AÇABİLİRLER.
Devamını Oku

Reptilian Nedir - Reptilianlar Ve Anunnaki Irkları Savaşı

 

Reptilianlar Ve Anunnaki Irkları Savaşı

«Illuminati; dünyayı yöneten komite, binlerce yıl önce dünya dışından gelen sürüngen-Reptelian- bir ırk ve insanların üremesi sonucu ortaya çıkan melezlerden oluşur.» David Icke





Reptilianlar için,Dinosauroids,İzardmen, Draconialılar ve Saurialılar ve İslami adıyla Cin gibi ifadeler de kullanılmaktadır. Sürüngen insanımsılar, doğaüstü güçlere sahip ve zekaca çok gelişmiş sürüngen-insan karışımı varlıklardır.

Reptilianlar ve Anunaki Irkları Arasında Yapılan Savaş

Dünya Tarihi ve dünyada geçmişte yaşanan olaylar her zaman biz insanlar için merak konusu olmuştur.Dünyanın geçmişi sırlarla doludur. Bir de çok eski zamanlara bakıldığında gerçekten hayrete düşeceğimiz teorilerle karşılaşmaktayız.Aslında bu anlatılanların bir çoğu teoriden daha çok çok bilgiye dayanmaktadır.Ele geçirilen eski tabletlerde yazanlar bunu kanıtlar nitelikte. Bildiğiniz üzere çok eski kadim zamanlar hakkında anlatılan bilgiler ya mağara duvarlarına ya da Tabletlere yazılmış olan ve günümüze kadar ulaşmış eserlerdir.

Bazıları dil uzmanları tarafından okunabilmekte bazıları ise bilinmeyen ve yok olmuş bir dil olduğundan dolayı okunamamaktadır.Ancak okunamayan birçok tablet üzerinde dil bilimciler çalışmaya devam etmekte ve kaybolmuş unutulmuş olan bu dilleri çözmek için büyük çaba sarfetmekteler.

Hazırlamış olduğumuz bu makalede Samanyolu galaksimizdeki evimiz olan Güneş sistemimizin nasıl var olduğunu ve çok eski zamanlarda Güneş sistemimizde yaşanmış olan olayları sizlere aktaracağız.

Bugüne kadar okumuş ya da izlemiş olduğunuz kitap ve belgesellerden çok daha farklı bir anlatım tarzıyla sizlere aktarmaya çalışacağız.

Makaleye giriş yapmadan önce kısa bir bilgi vermek gerekirse bugün Bu makalede okuyacağınız bilgiler, medyumlar ve telepatlar tarafından uzaylı varlıklarla iletişim sonucu alınan bilgilerden ve Sümer tabletlerinde yazılanların karışımından oluşmaktadır .

Tarih Öncesi Güneş Sisteminin Durumu


Bildiğiniz üzere Güneş sistemimiz, Merkür, Venüs ,Dünya, Mars ,Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün olmak üzere 8 gezegen ve sonradan gezegen sınıfından çıkarılarak cüce gezegen sınıfına konulan Plüton dan oluşmaktadır.Ayrıca gezegenlerin uyduları ve astroid kuşağı da Güneş sistemimizde bulunmaktadır .

Peki günümüzden çok eski zamanlara yani dört milyar yıl öncesine uzanacak olursak Güneş sistemimiz ne şekildeydi ?

4 milyar yıl önce Güneş sistemimizde evimiz, Yuvamız, üzerinde yaşadığımız Dünyamız yoktu Peki Hangi gezegenler güneş sistemimizde bulunmaktaydı? 4 milyar yıl önce sistemimizde bulunan gezegenlere bakmadan hepinizin aklını kurcalayan bir soruya cevap vermek istiyorum. Tabii ki aklınızı kurcalayan sorusu olsa gerek...

"4 milyar yıl önce Güneş sistemimiz hakkında bu bilgiler nereden geliyor ve kim tarafından biliniyor ?"

Tabii ki anunakiler zamanında yazılmış olan Sümer tabletlerinden ve günümüzde yaşayan Dünya dışı varlıklarla irtibatta bulunan bilgi alan kişilerin anlattıklarından.

Dünya dışı varlıklar dan bilgi alan medyumların Sümer dilini bilmedikleri aşikârdır.Ancak bu kişiler tarafından anlatılanlar Sümer tabletleri ile karşılaştırıldığında örtüşüme ve benzerlikler göstermektedir.Bahsettiğim yollardan alınan bilgilere göre gezegenlerin bildiğiniz isimlerini ve bu gezegenlere Anonakilerin ne isimler verdiklerine Bir bakalım.

Merkür(Mummu)
Venüs(Nahamu)
Mars(Mahmu)
Tiamat(Şu an güneş sistemimizde bulunmuyor 11 uydusu olduğu söyleniyor)
Jüpiter(Kişhar)
Satürn(Ansar)
Uranus(Anu)
Neptün(Ea)
Nivrum?
Günümüzden 4 milyar yıl önce Güneş sistemimizde bulunan gezegenlerin bildiğimiz adları ve Anonakilerin bu gezegenlere vermiş olduğu adları saydık.Ancak dünyamızın olması gerektiği yerde "Tiamat" adında bir gezegen bulunmaktadır. .Tiamat 11 uydusu olan bir gezegen olarak Sümer tabletlerinde geçmektedir.Ayrıca Sümer tabletlerinde Satürn'ün gaga isimli bir uydusunun olduğu ancak bu uydunun zaman içerisinde satürnden uzaklaşarak kendi yörüngesini belirlediğinden bahsedilmektedir. .Günümüzde Bu Gaga uydusu bizim çok yakından tanıdığımız Plüton dur.

Güneş sistemimizde Ayrıca bir" Nibur" denen ve yörüngesi çok farklı olan bir gezegen daha bulunmaktadır.Güneş etrafındaki dönüşünü 3600 yılda bir tamamlamaktadır ancak Güneşin etrafındaki dönüşünü sürdürürken belli dönemlerde Güneş sisteminin içine girip tekrar çıkış yaparak uzaklaşmaktadır.

Bildiğiniz üzere nibiru gezegene Ayrıca "marduk" adı da verilmektedir ve nibiru gezegeni üzerinde Anunnakiler denen uzaylı yaşam formlarının olduğu ve Anunnakilerin Niburudan geldikleri eski Sümer tabletlerinde de yazılmaktadır. Niburu gezegenine neden marduk deniliyor diye soracak olursanız hemen açıklayayım.

Esasında Sümer dilinde bahsedilen Niburu ,Babil dilinde "Marduk" olarak bilinmektedir. Bunun nedeni de milattan önce 2200 yılında kendi içlerinde yaşamış oldukları bir savaşta Anunakilerden bir varlık olan Marduk'un zor kullanarak Niburu'nun kontrolünü ele geçirmesi ve Anun denen diğer bir varlıktan Niburu'yu almasından sonra gezegene kendi adını vermesinden kaynaklanmaktadır .

Sizlere vermiş olduğum bu bilgiler günümüzde arkeolojik kazılar sonucu bulunan Sümer tabletlerinin okuması sonucunda ortaya çıkmıştır.
Şimdi isterseniz Sümer tabletlerinde Yazılanlara geçiş yapmadan önce, size sürüngen yani reptilian ve insan ırklarının Evrensel boyutta ne şekilde anlatıldıklarını aktaralım daha sonra Sümer tabletleri ne geçiş yapalım .

ilk öncelikle sürüngenlere bakacak olursak,

Sürüngenler Evrensel boyutta tüm varlıklar tarafından Reptoitler olarak bilinir.
Orion takımyıldızının da bulunan AUN gezegeninde insanlardan çok daha önce yaratılmışlardır. insanlardan daha önce yaratıldıkları dan dolayı teknolojik olarak aşırı bir üstünlükleri bulunmaktadır. Hatta daha açık şekilde bahsetmek gerekirse insanlar yaratıldığında sürüngenler uzay gemileriyle galaksileri kolonileştirmekteydi.

Yılanlar, Ejderhalar ve kertenkeleler olarak bilinen bu sürüngenler, farklı boyda ve farklı renklerde olabilirler .


Yeşil kahverengi siyah ya da bu renklerin karışımı şeklinde gözükebilirler. Gözleri ise Kızıl yeşil ve kahve yeşil karışımıdır.Tenleri pullarla kaplıdır soğuk ve pürüzsüzdür.Ayrıca sürüngenler saf DNA lifine sahiptirler.Sürüngenlerin yaratıldığı ve ilk varlık oldukları gezegen Orion takımyıldızı içerisinde bulunan "Silkme Dragoni" yıldız sistemidir.Sürüngen ırk birçok Yıldız sistemini ve gezegeni koloneleştirmiştir .Ancak bu sürüngenlerin yaratılışında olan bir durumdur. Yani yaratılış mitlerinde istedikleri Galaxyi ele geçirme ve yıldızları kolonileştirme, orada yaşayan Irklar köleleştirme ya da yok Etme hakkına sahip olduklarına inanmaktadırlar.

Sahip oldukları bu mit yüzünden evrende büyük yıkımlar oluşmuş ve birçok varlık ölmüştür. Ayrıca yaratılışta sürüngenlerin karanlık tarafı ,insanların da aydınlık tarafı temsil etmek için yaratıldığına inanılmaktadır.Mitolojide adını sıkça duymuş olduğunuz sürüngen varlıklar ve Ejderhalar ve Repdoit denen ırkın soyundan gelmektedirler.

İkinci olarak insanlara bakacak olursak


insan ırkı ilk olarak Laryan takımyıldızında bulunan Vegan yıldız sistemindeki Aryon gezegeninde yaratılmışlardır .insanların yaratılış Miti yani amacı ,sürüngenlerinkinden çok daha farklıdır.

Sürüngenlerin amacı yok etmeye yönelikken, insanlarınki ise istedikleri gezegeni veya yıldızı kolonileştirebileceği,ancak başka ırklarla karşılaşırsa onları yok etmeden Barış yaparak uyum içersinde yaşamasıdır.insanlardır sürüngenler gibi saf DNA liflerine sahip bir ırktır .


Evrensel boyutta saf DNA lifine sahip olmak demek, başka bir ırkla melezleşmeden direk insan olarak yaratılmış demektir .Peki sürüngen ırk ve insan ırkı arasındaki mücadele Yani savaş nasıl başladı diyecek olursanız. insanlar sürüngenlerden çok daha sonra yaratıldıkları dan dolayı teknolojik olarak çok geri kalmış bir ırktır.Ancak zaman içersinde yavaş yavaş gelişir Aryon gezegeninden dışarıya yolculuk Edebilir hale geldiklerinde bu durum sürüngenlerin dikkatini çekmiştir. Sürüngenler bu durumu kendilerine bir tehdit olarak görmüşler ve insan ırkı gelişirse tüm Galaxy ele geçirebilir ve kendileri için yaşam yeri kalmayacağına düşünmüşlerdir.

Birlikte uyum içinde yaşayan sürüngenler ve insanlar için ayrım noktası İşte bu düşünce ile birlikte ortaya çıkmaya başlamıştır.ilk zamanlarda sürüngenler insanlar için çok büyük bir tehdit oluşturmadılar.Ancak her zamanki davranışları gereği sahip oldukları yeteneklerini kullanarak insanların içine sızdılar ve insanlar içerisinde ikilik çıkartmaya başladılar.

insanların birbirlerine düşman olmasını sağladılar ve bunları yaparken bir yandan da iyi görünmek adına kendi teknolojilerinden 1 bölümünü insanlarla paylaşıyorlardı.işte bu olaylar insanlığın bölünmesinde çok büyük bir rol oynamıştır. Bazı insanlar teknolojik açıdan gelişmek isterken bazı insanlarda ruhsal açıdan gelişmek istiyorlardı. Bu ayrımcılığın ardından insanlar arasında bir iç savaş başladı .Hatta bu savaş tüm insanların yok olmasını sağlayacak kadar ilerlemişti .Zaten günümüzde tarih kitaplarına bakıp Geçmişe göz atarsak yaşanan tüm savaşlarda sürüngen ırkın etkisi yani bu taktiği fazlasıyla görünmektedir. Öncelikle ikilik yaratıp, sonra yıkıma yol açmak için bir tarafı tutmak.

insanlar Aryon gezegeninde yapmış oldukları savaş sonrasında kendi kendilerini yok etmeye ramak kalmışken Galaktik Fedarasyon üyeleri,İnsanları bu gezegenden alarak "Sirius"Gezegeni ne yerleştirilmişlerdir.


Ama bu kez sürüngenlerin insan gelişim sürecine hiçbir şekilde karışmalarını da izin verilmemiştir .
Bu plan gayet başarılı olmasına olmuştu ama ortaya yeni bir sorun çıkmıştı.Fiziksel varlık olarak yaşamak isteyen insanlar da enerjisel yani ruhsal varlık halinde yaşamak isteyen insanlar birbirleri ile anlaşmazlık halinde düştüler.İşte bu olay üzerine fiziksel varlık olarak yaşamak isteyen insanlar sürüngenlerin kontrolü altında bulunan "Aun "gezegenine geçtiler ve orada "Orion" insanları olarak yaşamlarına devam ettiler Diğer ruhsal yani enerjisel olarak yaşamak isteyen insanlar ise Tiamat gezegenine yerleştirildiler.

Orion insanları olarak hayatlarına devam eden grup, sürüngenlerin baskısından kurtulmak için "karanlık Birlik" adı altında kurulmuş oldukları birliklerle sürüngenlere karşı mücadele verirken bir grup" Nordik" insan bu mücadeleye katılmayarak "Tiamat" gezegeninde ruhsal varlık olarak yaşamak isteyen insanlara katıldılar .

Bu durum sonrasında Tiamat gezegeninde yaşayan insan varlığından haberdar olan sürüngenlerde tiamat gezegenine geldiler .Ancak bu gelişleri Barış içerisinde görünüyordu ve uzun zaman boyunca Tiamat gezegeninde insan ve sürüngenler birlikte Barış içersinde yaşadılar.işte sürüngen ve insan ırkı arasındaki çekişmenin nasıl başladığının hikayesi budur.

Şimdi artık Tiamatta yaşananlara ve Tiamat gezegeninin yok oluşuna isterseniz yavaş yavaş bir geçiş yapalım.
Günümüzden 18 milyon yıl önce Güneş sisteminde bulunan Tiamat gezegenin üzerinde "insanlar ve sürüngenler" diye tabir edilen varlıklar yani reptilianlar ,birlikte barış içersinde yaşamlarını sürdürmekte idi .Ancak sürüngen ırk insan ırkı ile birlikte yaşamak istemedi ve insanları yok etmeye kalkıştı.Sürüngen ırkın bu davranışından memnun olmayan "Galaktik Federasyonu" üyeleri Tiamat gezegeninin yok edilmesi ve insan ırkının oradan alınmasının kararını aldılar.

İnsanların Tiamat gezegeninden ayrılmasından sonra galaktik federasyon Tiamat gezegeninin yok edilmesi için" Niburu" gezegeninde yaşayan Anonakileri görevlendirdi.Niburu gezegeninde yaşayan Anonakilerin görevi almasından sonra Nibiru gezegeni ile birlikte güneş sistemi içinde olan yolculukları başlamış oldu.Zaten bu görevin Anonakilere verilmesinin tek nedeni Niburu gezegeninin yakın bir zaman içerisinde Tiamat gezegenine çok yaklaşacak olmasından kaynaklanmaktydı.

Şimdi Sümer tabletlerinde bu yolculuğun başlaması hakkında Anonakilerden Anon'un yazmış olduğu yazıya bakacak olursak ."Görevi aldıktan sonra güneş sistemi içerisine doğru olan yolculuğumuz başlamış oldu. Yok etmemiz gereken gezegen olan Tiamat gezegeninin 11 adet uydusu bulunmaktaydı. Gezegenimiz Güneş etrafında çizmiş olduğu yörüngeden dolayı güneş sistemine arkadan giriş yaptık .Satürn'e yaklaşırken Satürn'ün kütle çekiminin bizi Tiamat gezegenine paralel bir yere getirmesi için yani sürüklemesi için elimizden geleni yaptık ve amacımızı gerçekleştirdik. Artık Tiamat gezegenini yok edebilirdik."

Peki güneş sistemimize giren Niburu gezegeninin Güneş sisteminde bulunan gezegenlere nasıl bir etkisi oldu?

Sümer tabletlerinde anlatılanlara göre Güneş sistemimize arkadan giriş yapan Niburu gezegeninin kendi ekseninin tersine dönen dört adet uydusu bulunmaktaydı.ilk karşılaştıkları gezegen" Ea" yani bilinen adıyla Neptün'dü.Niburu ,çekim gücü çok yüksek olan bir gezegen olduğundan dolayı neptün'ün yüzeyini tümsekleştirmeye başladı ve sonunda bu tümsek neptünden koptu.

Kopan Bu parça Neptün'ün uydusu Tiritone uydusunu oluşturdu bildiğiniz üzere tritone uydusu Güneş sistemimizde bulunan Tüm gezegenlerin tersine dönmektedir.Neptünden sonra uranüse yaklaşan Nibiru ,çekim kuvveti ile uranüs'ün kendi ekseni etrafındaki dönüş ekseninde eğikliğe yol açtı.Aynı zamanda uranüs'ün uydularından üç tanesini alarak kendi uydu sayısını 7'ye çıkardı. Daha sonra Niburu, Jupiter ve Satürne yaklaşarak bu gezegenlerin güneş etrafındaki yörüngelerini çarpıttı.

Ayrıca Okuyun

  • Dünyada Yaşamış Kadim Irklar ve Yedi Kök Soy
  • Enki'nin Tabletleri - İnsanoğlu ve Anunnaki'nin Eski Sırları

Satürn'ün yörüngesinde bulunan ve Satürn'ün en büyük uydularından biri olan Gaga uydusu Niburunun etkisiyle Satürnden uzaklaşarak güneş sistemi etrafında kendisine bir yörünge oluşturdu Satürnden ayrılan Gaga uydusu günümüzde Plüton olarak bilinmektedir. Jüpiter'in çekim gücünden yararlanan Anonakiler, Tiamat gezegenine Çok yaklaştı .

11 uydusu olan Tiamat gezegeni son derece Sulak bir gezegendi ve Niburunun 7 uydusunun hepsinin Tiamat gezegenine çarpmasıyla da Tiamat gezegeni Ortadan ikiye ayrıldı.Bu olay Sümer tabletlerinde" Emuna "da yazmaktadır.

ikiye ayrılan tiamat gezegeninin küçük parçası daha sonra Anunakiler tarafından patlatıldı .
Bu patlamanın etkisiyle şu anki bildiğiniz astroid kuşağı oluşmuştur. Hatta astroid kuşağında bol miktarda bulunan donmuş buzulun da Tiamat gezegeninden etrafa saçılan sulardan oluştuğu söylenmektedir.

Peki Tiamatın parçalanan diğer parçası ne oldu diye soracak olursanız alacağınız cevap Dünya olacaktır.Şuan üzerinde yaşadığımız ve bize ev sahipliği yapan dünyamız Tiamatın parçalanan .büyük parçasıdır.

Peki bu parçalanma sırasında Tiamatta yaşayan sürüngen Irk reptilianlar ne yaptı ?


Niburunun geldiğini gören reptilianlar Tiamatın yok edileceğini çok iyi biliyorlardı .Bundan dolayı daha önceden ileri teknolojik silahlarla donatmış oldukları Tiamatın "Maldek" uydusuna geçiş yaptılar.Anonakilerin Tiamatı yok etmesinden hemen sonra maldek gezegeninden yoğun nükleer saldırı başlatan reptilianlar Anonakilerin gücüne çok fazla dayanamadılar ve yok oldular. ancak yok olana kadar Niburunun koruyucu kalkanlarını da çok ağır hasar vermeyi başardılar.

Maldek Yok olmadan önce uzay gemileriyle kaçmayı Başaran bir grup Reptelian ,güneş sistemimizi terk ederken Venüs ve Mars gezegeninde bulunan diğer insan kolonilerine de saldırı yaparak Orada bulunan yaşamı sonlandırdılar. Maldek gezegeninden geriye kalan  Parçalar da bugünkü bildiğiniz adıyla astroid kuşağına dahil oldu Yani günümüzdeki adroid kuşağını Tiamat gezegeninin bir parçası ve maldek oluşturmaktadır .

Biraz önce bahsettiğim üzerine Tiamatın Sulak bir gezegen olduğunu bilmekteyiz ve parçalanınca yüzeyinde bulunan sular uzaya yayıldı .İşte bu sularda birçok Kuyruklu yıldızı oluşturmuştur .Hatta en çok bilinen Halley kuyruklu Yıldızı da Tiamat gezegeninin bir parçasıdır. Savaş kararı veren galaktik federasyon, Savaş başlamadan önce insan ırkını Tiamattan alıp Venüs Mars ve güneş sistemi dışında başka bir gezegene yerleştirdi. Ancak Venüs ve Mars a yerleştirdikleri insan ırkının Maldekten kaçan reptilianlar tarafından yok edildiğinden bahsedilmektedir.

Görevi tamamlayan Anunaklar Nibiru gezegeni yörüngesindeki yoluna devam ederek Güneş sisteminin dışına doğru olan yolculuğuna devam ederken, galaktik federasyon üyeleri ise güneş sistemi dışında bir yere yerleştirdikleri insanları Tiamat gezegeninden Kopan parça ya Yani Dünyaya getirip yerleştirilmişlerdir. Her şey normale dönmüştür.

Reptoid ırkından olan reptilianlar güneş sistemimizden uzaklaştırılmış ve insanlar güven içerisinde yaşayacakları dünyaya yerleştirilmişti. Ancak Yaşanan bu kadar olayın sonrasında hasar alan nibiru gezegeni ve anunnakiler tekrar dünyaya gelecekti ve bu gelişlerinde dünyada birçok olaya imza atarak insan ırkının gelişiminde büyük değişiklikler yapacaklardı.

İlhan Berat Yılmam
Devamını Oku

Windows 10 güvenlik açıkları Nasıl Kapatılır?


Windows 10 Güvenlik Açıkları ve Kapatma Yolları




Microsoft, Windows 10 Cortana gibi yeni bir çok özellikler tanıttı. Ancak, bu özellikler gizliliğinizi büyük ölçüde ihlal ediyor

  1. Veri eşitleme varsayılan olarak etkin değil.
  2. Tarama geçmişi ve web siteleri.
  3. Uygulama ayarları.
  4. WiFi hotspot adları ve şifreler.
  5. Cihazınız benzersiz bir reklam kimliği ile etiketlenmiştir ve varsayılan olarak açıktır.
  6. üçüncü taraf reklam verenler ve reklam ağları tarafından kişiselleştirilmiş reklamlar ile sizlere hizmet için kullanılır.
  7. Cortana verilerinizi rahatlıkla toplayabilir.
  8. Klavye tuş vuruşlarınızı takip eder, mikrofondan sizi dinler.
  9. Takvim verileri.
  10. Dinlediğiniz müzikler.
  11. Kredi kartı bilgileriniz.
  12. Alışverişleriniz.

Windows 10 güvenlik açıkları ile Neler Yapılabilir?

  1. Microsoft, kişisel verilerinizi toplayabilir.
  2. Kimliğiniz.
  3. Şifreler.
  4. Demografik.
  5. İlgi ve alışkanlıklarınız, sosyal ağlar ve internet aramalarınız.
  6. Kullanım verileri.
  7. İletişim ve ilişkiler.
  8. Konum verileri.
  9. e-postalar, anlık iletiler, arayan kişi listesi, ses ve video kayıtları gibi içerikler.
  10. Verileriniz paylaşılabilir.
Windows'u 10 'u indirdikten sonra, Microsoft'un sizin izniniz olmadan, herhangi bir üçüncü parti ile yukarıda belirtilen verilerden herhangi birini paylaşmak için yetkisi vardır.

Aşağıdaki araç, Windows 10 izleme özelliklerini devre dışı bırakan bazı bilinen yöntemler kullanır. Windows 10 kullanıcıları bu aracı indirerek izlenmekten bir nevi kurtulabilirler.

İndir: W10Privacy

Bu yazıyı windows 10 kullanan yakınlarınızla paylaşmanız önerilir.
Devamını Oku

Lut kavminin helakı

 


LUT Peygamberin kavmi Pompei Halkı, Pompei şehri, Roma imparatorluğunun yüksek sosyetesinin tatil ve eğlence kentiydi.

Nüfusu 20.000’den fazlaydı.

Pompei halkı zengin bir kavimdi fakat bu zenginlik onları azdırdı ve isyankar oldular.

%60 lık kısmı zengin, geri kalanlar ise köleydi. Zenginlerin en büyük eğlencesi işte bu kölelerdi. Pompei kavmi ,Tarihte görülmemiş duyulmamış büyük bir sapıklık ve nankörlük içindeydiler. 

Aralarında Masumlar var mıydı, tabi ki vardı. 
Fakat kurunun yaş da yanar. İyiler kötülüğü engellemezlerse kendileri de helak olur!

Lut kavminin helakı-Lut Kavmine Genel Bakış


M.Ö 5000 yılında kurulan bu şehir, M.S 79 ağustos ayında Vezüv yanar dağının patlaması sonucu yok olmuştur. Aslında Pompei halkı, Vezüv yanardağının yarattığı depremlere alışkındı .O son depremde de hiçbir şey olmamış gibi yiyor içiyor, zevk ve sefa içinde günlük hayatlarına devam ediyorlardı.

Bu sefer ki depremin ardından gelecek büyük felaketten haberleri yoktu

Saatte 100-150 km hızla ilerleyen ve 600 °C sıcaklıktaki kül, toz ve gaz karışımından oluşan yanardağ külleri bir anda onları yuttu. Hayvanlar ve insanların hepsi bir anda 600 °C sıcaklıkta kavrulup oldukları yerde kömürleştiler.

Bu tarz felaketler günümüzde de yaşanmaktadır, fakat insanlar artık yanardağ diplerinde yaşamıyor.


Lut kavminin, Yer yeryüzünün gelmiş geçmiş en ahlaksız kavim olduğu kutsal kitaplarda yazılmıştır.

Arkeologların kazı çalışmalarında bulunan figürler, yazıtlar, heykeller, tablolar,




Arkeolojik kazılardaki bulgularda pompei şehrinde zamanın bir anda donduğu gözlemlenmiştir.

Masadaki yemekler, hatta tuvaletteki dışkılar da dahil ,her şey o andaki gibi korunmuştur.

Şehrin uzak kısmında kalanlar, felaketin farkına vararak Limandan deniz yoluyla kaçmak isteseler de, denizin gazabına uğramış ve depremin yarattığı büyük dalgalar ve volkanik kızgın taşlar onları da gemileriyle birlikte yok etmiştir.



Lut kavminin helakı-Cinsel sapkınlıkları


  • Pompei’de Aile içi ensest ilişki(anne,baba,kardeş, ya da evlat ile cinsel ilişki),Pedofili,eşcinsellik ve homoseksüellik son derece yaygındı ve bunlar için herhangi bir yasa yoktu.
  • Fuhuş, halka açık yerlerde ulu orta yapılırdı.
  • Grup halinde seks yaygındı.
  • Köle olarak satın alınan küçük çocuklara tecavüz edilirdi .Özellikle erkek çocuklar tercih edilirdi.
  • Denizci tayfaların faydalanması için,Sokaklarda tabela olarak ve asfaltlara kazınmış ,Genelevlerin yönünü gösteren penis sembolleri vardı.
  • Genel evlerde çoğunlukla homoseksüellik yaygındı.
  • Daha da ileri giderek hayvanlarla da ilişkiye girilirenler vardı.
  • Köle ticareti ve Çocuk istismarı inanılmaz boyuttaydı..

Aslında Tüm bu sapkınlıklar günümüzde de var; Fakat yasalar ve kanunlar bu suçları büyük oranda engellemektedir.

Pompei halkının genlerini taşıyan bir çok insan günümüzde dünyanın her yerinde bulunmaktadır..

Kutsal Kitabımız Kuran'da Pompei benzeri kavimler Hakkında Şu Ayetler Geçer..

“Kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz; evet siz cahil bir kavimsiniz.” (Nemi, 55)
“‘Doğrusu siz, daha önce bir kavmin yapmadığı bir hayasızlığı yapıyorsunuz erkeklere yaklaşıyor yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz?”’”” (Ankebut, 28-29) 


Lut kavminin helakı-İlginç alışkanlıkları..


Büyük ve leziz ziyafetlerde karınları doyan bu savurgan insanların , ziyafete devam etmek için kaz tüğünü boğazlarına sokarak kustukları ve midelerini boşalttıktan sonra tatmak istedikleri diğer yemekleri yemeye devam ettikleri raporlanmıştır.

Bunun haricinde kan içmek, kan banyoları yapmak, işkence aletleriyle zulmetmek gibi sadist alışkanlıkları 

Lut kavminin helakı-Sadist Ruhlu Pompei halkı


Kendileri gibi Putperest olmayan farklı dinlerdeki zayıf insanları Köle olarak rehin alıp satıyorlardı.

Onlara bir eşya muamelesi yapıyorlar, Tecavüz ediyorlar ,dövüyorlar, öldürüyorlardı.

İşleri bitince bu köleleri başkalarına satıyor , arenalarda aslanların önüne atıp canlı canlı parçalanmalarını ve aç aslanlara yem olmalarını seyrediyorlardı; İşte bu,Pompei halkının en büyük zevklerinden biriydi. Bunun için arenalar her gün dolup taşardı.Bu gün futbol arenalarının taştığı gibi…

Bunun yanı sıra gladyatör dövüşleri çok yaygındı. Arenadaki dövüşlerin ana kuralı, gladyatörlerden birinin ölmesiydi. Kaybeden gladyatör ölmek zorundaydı.

Pompei halkı,Günümüzde bilinmeyen doğal bir tür uyuşturucu kullanılıyordu.Alkol ise su gibi tüketiliyordu.

Tüm bu bulgular belki de bilinenlerin küçük bir kısmını oluşturmaktadır.

Lut kavminin helakı-Şeytani Dinleri


Onlar putlara tapardı…

Pompei halkı Kuranda ve Tevratta geçen Lut kavmidir.

Çok Merhametli Allahın, Onlara uyarıcı olarak gönderdiği Hz. Lut peygamberin yola getiremediği bir kavimdir.

Putlar bazı kişilerle gerçekten konuşurdu fakat bunun şeytan işi olduğu kuranda açıklanmıştır.(ifrit cinler)

İfritlere hizmet eden Bu lanetlenmiş insanlar Putlara tapıyorlar, soygun yapıyorlar, zayıfları eziyorlardı.

Yaşam biçimlerine bakılırsa, onların nasıl yanlış bir dinde olduklarını tartışmaya bile lüzum yok.

Lut kavminin helakı-VEZÜV Yanardağın patlaması ve Helak Olan Pompei Halkı


Nuees Ardentes- ("Kor halindeki kızgın çığ")



600 °C sıcaklıktaki kül, toz ve gaz karışımından oluşan bulutlardır. Bu kızgın gri bulutlar,Yanardağ patladığı anda 10 km mesafelere 100 km/saat'lik hızlarla akabilirler.



Böyle bir patlamada, 10 km alanda bulunan hiçbir canlının yaşama şansı yoktur.

Pompei halkı yani” Lut kavmi”,bu felakete öyle bir anda yakalanmışlardır ki, vezüv yanardağına en yakın olan kısımdakiler “ne oluyor burada” diye düşünürken helak olmuşlardır. 

Ansızın patlayan Vezüv yanardağı, 100-150 km hızla püskürttüğü 600 °C sıcaklıktaki yakıcı küllerini Pompei şehrinin üzerine püskürtmüştür .

  İŞTE VEZÜV YANARDAĞI



Volkandan fırlayan dev Kızgın kayalar da bu iş tamamlanmıştır. 20.000 pompei insanı 1 saat içinde helak olmuştur.

8. saatte ise pompei kenti tamamen küllerle örtülüp haritadan silinmiştir.

Orada yaşayan insan ve hayvanların hepsi kavrularak kömürleşmiştir. Çok uzaktakiler kurtulmuşlardır ve onların genlerini taşıyan insanlar aramızdalar...

Daha sonra haftalarca süren yoğun volkanik kükürt ve asit yağmuru ile kalıplaşıp taş şeklini alan pompei halkı günümüze kadar korunmuşlardır.

Her biri oracıkta kavrularak taş kesilmişler, sanki zaman donmuşçasına günümüze kadar korunmuşlardır.


Sonuç olarak, taptıkları o putlar gibi taşlaşarak, sonradan gelen nesillere birer ibret kaynağı olmuşlardır.

Devamını Oku

Yay Burcu Kadını Genel Özellikleri

Yay Burcu Kadını Özellikleri

Yay Burcu Kadını Fiziksel Özellikleri

Yay Burcu Kadını Fiziksel Özellikleri nelerdir? Yay burcu kadını fiziksel olarak saçları dalgalı ve karışık, gözleri parlak, güler yüzlü, dolgun dudaklı ve orta boylu olup, güzel vücutludur. Yay burcu kadını bazen atletik, kıvrımları güzel ve endamlı dır. Fakat bazı yay burcu kadınlarının ayaklarında bir kusur olabilir. Ama bu kusur göze batmaz.

Yay Burcu Kadını Genel Özellikleri


Yay Burcu Kadını Özellikleri

Yay burcu kadını Rahat giyinir ve makyaj yapmayı sever. Spor yapmaktan zevk alır. Zeki ve sevecendir. Gözünden bir şey kaçmaz.

Açık gözlü ve açık sözlüdür. Neşeli ve espirilidir. Yay kadını Pek Alıngan değildir. Mantığı ön planda olup zekidir. Dışa dönük bir yapısı vardır. Güzel ve endamlı olduğundan her ortamda dikkatleri üzerine çeker. Mantıksız hareketler yapmaz, ayrıca şeref ve haysiyeti yüksektir.

Yay burcu kadını oldukça akıllıdır. Oturup kalkmayı bilir. Aynı zamanda hisleri kuvvetlidir. Çok cazibeli bir yapısı olduğundan erkekler tarafından zarar görme ihtimali de vardır. Fakat yay kadınları zekaları sayesinde bu belaların çoğunu def ederler.

Sevdiği insanların düşüncesiz bir hareketine çok üzülür. Bazen alıngan olabilir fakat bu uzun sürmez. Aynı ortamda fazla kalamaz, sıkılgandır. Huzursuz bir ortamda asla durmaz ve oradan hızla uzaklaşıp bir daha geriye dönmez. Yay burcu kadını enerjiktir. Arkadaşları ve dostları arasında sevilir ve sayılır. O da dost ve arkadaşlarına karşı oldukça şefkatlidir. Tatili ve seyahati çok sever. Yeniliklere açıktır. Aşk hastalığına tutulup ağlama ihtimali vardır.

Fakat bu uzun sürmez. Yay burcu kadını özgürlüğüne düşkündür. Onu kısıtlamak ve engellemek imkansızdır. Baskı altında yaşamaz. Böyle bir kadınla evlenecek erkeklerin kıskanç olmamaları gerekmektedir. Baskı ve aşırı kıskançlık onun doğasına terstir.

Yay burcu kadını iyi bir anne ve iyi bir eş olurlar. Eşlerine son derece sadıktırlar. Uzun süreli ilişkileri sever. Yay burcu kadını aşk hayatında son derece ateşli ve romantiktir. Dürüst bir karaktere sahiptir. Güveninizi kırmaz. Eli açık ve cömerttir. ayrıca İdealist bir kadındır.

Yay burcu kadını olumsuz yönleri


Sinirlendikleri zaman çekilmez bir hal alırlar. Tartıştıkları kişilere ağır ithamlarda bulunmaktan kaçınmaları iyi olur. Başlarına buyruk yaşamak yerine, ara sıra büyüklerinin tecrübelerine kulak vermeleri gerekir. Kendilerini çok beğenirler, hem de abartılı derecede. Her şeyin güzel olmasını isterler. Bir kusur gördüklerinde çekinmeden söylerler. Kaprisli ve huzursuzdurlar bazen Patavatsız ve sorumluluktan kaçan biri olabilirler. 

Bazen dobra olduklarını düşünürler ve dillerinden zehir akar. Karşısındaki insanı çıldırtacak ve aklını yerinden oynatacak ağır bir ithamda bulunabilirler. Artık ok yaydan çıkmıştır, artık her şey karşısındaki insanın merhametine kalmıştır. 

ithama uğrayan kişi eğer olgun biriyse "bu kadın tam bir cahil" der ve geçiştirir, 

Psikopat birine denk geldiyse sonuç ağır olabilir. Bu sebeple cümlelerine çok dikkat etmesi gerekir. İşte bu ince çizgide canına kastedilebilir. 

Karşınızdaki kişi ne kadar sorumsuz Ya da ne kadar adi bir insan olursa olsun,  bu tarz ithamlardan kesinlikle kaçınmalısınız!


Eğer uğursuz bir saatte doğmuşlarsa tembel, dağınık içten pazarlıkçı olurlar. inanılmaz  derecede tembel olabilirler.  Zeki olmalarına rağmen dağınıklıklarına ve tembelliklerine çare yoktur. Bu sebeple ilk kocaları ve kayınları tarafından dışlanabilirler ve sonunda ayrılık gerçekleşir. Bu ayrılıktan sonra hemen evlenirlerse 2. evlilikleri de başarısız olur. 

Değer yargılarını tekrar gözden geçirecek seviyeye ulaşabilirlerse 2 evlilikleri başarılı olur. Farkına varmadıkları sürece 5 defaya kadar boşanıp evlenme ihtimalleri vardır, hatayı sadece karşı tarafta bulurlar, ama hem kendilerinde hem de karşılarında görmeye başladıkları zaman olgunluğa ilk adımı atatmış olurlar.. Bu yazdıklarım uğursuz saatte doğan yay kadınlarını kapsar.

Yay burcu kadınlarının hoşlandığı erkek tipi

Yay burcu kadınının hoşlandığı erkek tipi nedir, nasıl erkeklerden hoşlanır? Yay burcu kadınını elde etmek istiyorsanız Öz güveninizin tam olması gerekmektedir. Ayrıca yakışıklı ve bakımlı olmalısınız. Aşırı kıskanç ve baskıcı biriyseniz yay burcu kadını size göre değil. Maço tavırlardan kaçınmalısınız. 

Yay kadınlarının hoşlandıkları şeyler


Yay kadını hoşlandığı şeyler, Yay kadını nelerden hoşlanır?

Yay burcu kadını sosyaldir ve arkadaşlarıyla vakit geçirmekten hoşlanır. Daima aktiftir. Eğlenceyi gezmeyi tozmayı sever. Yeni şeyler öğrenmeye heveslidir. Sanatçı ruhu taşırlar. Macerayı da severler. Gezmek ,tatile gitmek ve yüzmek yay kadınlarının en sevdiği şeylerdendir. Ayrıca ona bazı fikirler danışırsanız çok hoşlarına gidecektir, çünkü yay kadınları fikir üretmeyi severler.

Yay burcu kadını nasıl etkilenir?


Yay burcu kadınını etkilemenin yolları. Yay burcu kadını nasıl etkilenir? 

Yay burcu kadını size karşı bir anda soğuyup ortadan kaybolabilir. Giderken duygularını hiç belli etmez. Hala sizden hoşlandığını düşünüyor olsanız da öyle değildir. Sizden kaçıyorsa, farkında olmadan ona ters bir davranış yaptığınızdan emin olabilirsiniz. Onlar özgürlüğüne ve bağımsızlığına son derece düşkündür. Şayet Maço bir tipseniz yay burcu kadınının karşısında hiç şansınız olmadığını bilmelisiniz.
Yay burcu kadınları Göz alıcı ve karizmatik erkeklerden hoşlanır. Fazla ciddi olmayın ve yay kadınını sorgulamaya kalkmayın.

Yay burcu kadını cinsellik


Yay burcu kadını cinsel hayatında son derece aktiftir. Kolay uyarılabilir fakat, izzeti nefis sahibi olduklarından herkes onları elde etmeye güç yetiremez. Onlar güvendikleri kişilerle beraber olurlar ve ilişkilerini uzun vadede tutmak isterler. Aradıkları erkeği bulmak için bir çok hayal kırıklığı yaşarlar. Erkekler tarafından çok rağbet görürler. 

Yay Burcu Kadını Aşk


Yay burcu kadını Erkeklerin ilgisini çekmek için kendilerine çok özen gösterirler. Aşkta talihleri açıktır. Hoşlandıkları ya da hoşlanmadıkları herkesi baştan çıkaracak kadar çekici olmayı bilirler. Erkekleri etkilemekte ustadırlar. Kendilerini korumayı da iyi bilirler. Yay kadınları monotonluğu sevmezler ve sürekli farklı şeyler yaşamak isterler.

Onlarla samimi bir dostluk kurabilirseniz size aşık olmayı düşünebilirler. Şıpsevdi bir yapıları yoktur. Ortak yönleriniz olmalıdır. Yay burcu kadını duygularını belli etmez. Aradığı erkeği bulduğu zaman tutkulu bir aşık olacaklardır. Yay kadınları heyecanı sever ve aktif erkeklerden hoşlanır. Pasif ve hareketsiz kişiler yay kadınına göre değildir. özellikle maço erkeklerden hiç hoşlanmazlar.

Yay Burcu Kadını Sağlık


Erken yaşlarından itibaren kabızlık ve selülit gibi rahatsızlıkları olabilir. 
Bu rahatsızlıklara yakalanmamak için kızartma ve işlenmiş gıdalardan uzak durmaları ve sağlıklı yağ tüketmeleri gerekir.




Yay burcu kadını ünlüleri kimlerdir? işte bazıları.

Amy le

Anna Walton

Atiye Deniz

Azra Akın

Britney Spears

Christina Aguilera

Doğa Rutkay 

Elisha Cuthbert

Göksel

Lucy Liu

Müge Anlı

Sertap Erener

Taylor Swift

Devamını Oku